Toplu iş sözleşmesi ve sendika üyeliği işçiye ne sağlar?

Kısa cevap

Toplu iş sözleşmesi, işyerindeki iş sözleşmelerinin içeriğini belirler ve kural olarak taraf işçi sendikasının üyeleri bundan yararlanır; üye olmayanlar dayanışma aidatı ödeyerek yararlanabilir. Sendika üyeliği veya faaliyeti nedeniyle işçiye ayrım yapılması yasaktır ve bu nedenle yapılan fesihte sendikal tazminat gündeme gelir.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre sendikaya üye olmak serbesttir; hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz. İşveren, sendika üyesi olan işçilerle olmayanlar arasında çalışma şartları veya iş sözleşmesinin sona erdirilmesi bakımından ayrım yapamaz. Üyelik ve üyelikten çekilme işlemleri kanunda belirtilen usule, uygulamada elektronik ortama bağlıdır. Üyelik, işçiye toplu pazarlık sürecinde temsil edilme ve sendikal güvenceden yararlanma imkânı verir. Sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı ayrıca Anayasa ile de güvence altına alınmıştır. Bu yazı 6356 sayılı Kanun kapsamındaki işçileri ilgilendirir; kamu görevlilerinin sendikal hakları ayrı bir kanuna tabidir.

Toplu iş sözleşmesini yapabilmek için işçi sendikasının yetki belgesi alması gerekir. Yetki için sendikanın ilgili işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydetmiş olması ve işyerinde ya da işletmede kanunda öngörülen çoğunluğu sağlaması aranır. Yetkili sendika ile işveren ya da işveren sendikası arasında imzalanan sözleşme, iş sözleşmelerinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümler taşır. Bu hükümler iş sözleşmelerinin üzerinde etki doğurur; iş sözleşmesi toplu sözleşmeye aykırı olamaz, ancak işçi lehine hükümler geçerliliğini korur.

Toplu iş sözleşmesinden yararlanma konusunda kanun, taraf işçi sendikasına üye olmayı esas alır. Sözleşme imzalandığında sendika üyesi olmayan işçiler, dayanışma aidatı ödemek suretiyle ve talepte bulunarak yararlanabilir. Dayanışma aidatının miktarı kanunda sınırlandırılmıştır. Yararlanmanın başlangıcı ve geriye yürütülen hükümler konusunda Anayasa Mahkemesi kararları ile Yargıtay içtihatları bulunduğundan güncel metin ve uygulama ayrıca incelenmelidir.

İşçinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyeti nedeniyle işten çıkarılması hâlinde, işçi iş güvencesi hükümlerine göre işe iade taleplerinden bağımsız olarak bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat isteyebilir. Ayrımcılık iddiaları için işçinin, tutumun sendikal nedene dayandığını gösteren olguları ortaya koyması ve işverenin feshin geçerli sebebini açıklaması beklenir; ispat düzeni somut olaya göre mahkemece değerlendirilir.

Uygulamada sık yapılan hatalar, üyelik kaydını ve aidat ödemelerini belgelememek, toplu iş sözleşmesinin yürürlük ve geçerlilik tarihlerini kontrol etmemek ve yararlanma talebini yazılı yapmamaktır. Delil olarak sendika üyelik kaydı, aidat kesinti bordroları, toplu iş sözleşmesinin metni ve fesih bildirimi kullanılabilir. Bu tür uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür; somut olayda hangi hakkın doğduğu olayın ayrıntılarına göre değerlendirilmelidir.

İlgili mevzuat: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.51, m.53; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25, m.39, m.41

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

← Tüm hukuki bilgiler

Hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz

Konunuzu kısaca aktarın; dosyanın durumuna göre nasıl ilerlenebileceği birlikte değerlendirilsin.