Kısa cevap
Taşınmaz malikleri, komşularına aşırı zarar vermemekle yükümlüdür; aşırı rahatsızlık veya zarar hâlinde durumun giderilmesi ve tazminat istenebilir. Taşkın inşaatta ise malik zamanında itiraz etmezse, koşullar varsa hâkim bedel karşılığında irtifak hakkı veya mülkiyet devrine karar verebilir.
Türk Medeni Kanunu, herkesin taşınmaz mülkiyetini kullanırken ve ekonomik faaliyetlerini yürütürken başkalarına aşırı zarar vermekten kaçınmasını ister. Komşuluk hukukunun kapsamı, yalnızca bitişik parseller olmayıp, dumanın, kokunun, gürültünün, titreşimin veya kazı ve inşaatın etkilediği taşınmazları da içine alabilir. Gürültü, koku, duman, toz, yapı çalışmasının komşunun binasına zarar vermesi gibi durumlar tipik örneklerdir. Aşırılığın ölçüsü, yörenin durumuna, kullanma biçimine ve zarar görenin katlanma yükümlülüğüne göre belirlenir.
Aşırı zarar veya rahatsızlık hâlinde zarar gören, öncelikle durumun giderilmesini, zarar tehlikesi varsa önlem alınmasını, gerçekleşmiş zarar için de tazminat isteyebilir. Mülkiyet hakkına haksız müdahalenin durdurulması için el atmanın önlenmesi davası açılabilir. Taşınmaz malikinin sorumluluğu, kusura bağlı olmaksızın da doğabilir; malik, kiracısının veya taşınmazı kullananın eylemlerinden de sorumlu tutulabilir. Kat mülkiyetinde ayrıca Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planındaki yükümlülükler devreye girer.
Taşkın inşaat, bir yapının arazinin sınırını aşarak komşu taşınmaza taşması hâlidir. Yapı sahibi iyi niyetliyse ve komşu taşkınlığı öğrendiğinde zamanında itiraz etmemişse, hâkim durumun gereklerine göre, bedel karşılığında taşkın kısım için irtifak hakkı kurulmasına veya taşılan yerin mülkiyetinin devrine karar verebilir. Bunun için taşkın kısmın yapının bütünleyici parçası olması, yıkımın orantısız zarar doğurması ve durumun bu çözümü haklı göstermesi aranır. Zamanında itiraz eden veya yapı sahibi kötü niyetli ise yıkım ve el atmanın önlenmesi gündeme gelir.
Taşınmaza ilişkin bu davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Uyuşmazlığın niteliğine göre keşif ve bilirkişi incelemesi yapılır. Taşkın yapı davalarında tapu iptali ve tescil talebi de ileri sürülebilir. Dava açılmadan önce arabuluculuk zorunluluğu bulunup bulunmadığı, talebin türüne göre değiştiğinden güncel mevzuattan kontrol edilmelidir.
Sık yapılan hatalar, taşkınlığı öğrendiği hâlde uzun süre sessiz kalmak, itirazı yazılı yapmamak, sınır ve taşma miktarını teknik olarak tespit ettirmemek ve gürültü gibi rahatsızlıklarda tarih ve şiddet kayıtlarını tutmamaktır. Fotoğraf, kadastro ve ölçüm raporları, tanık beyanları, kolluk veya belediye tutanakları temel delillerdir. Gürültü ve çevre kaynaklı rahatsızlıklar için ayrıca kolluk ve idari yaptırım yolları da bulunabilir.
İlgili mevzuat: Türk Medeni Kanunu m. 683, m. 725, m. 730 ve m. 737; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12; Kat Mülkiyeti Kanunu
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
