Kısa cevap
Yanlış IBAN'a gönderilen para, alıcının rızası olmadıkça bankanın tek taraflı olarak geri çekebileceği bir tutar değildir; ilk adım derhal bankaya başvurmak, olmazsa ihtarname ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan dava yoluna gitmektir. Parayı iade etmeyen alıcı hakkında ayrıca ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Havale veya EFT ile gönderilen para, işlem tamamlandıktan sonra alıcı hesapta bulunur ve banka, alıcının rızası veya mahkeme kararı olmadan hesaptaki tutara müdahale edemez. Bu nedenle hata fark edildiğinde önce göndericinin bankasına yazılı başvuru yapılması, işlem dekontunun eklenmesi ve bankadan alıcı bankayla iletişime geçmesinin istenmesi gerekir. Banka, alıcıya ulaşarak iade talebini iletebilir; alıcı gönüllü olarak iade ederse süreç kısa sürede sonlanır. Bankanın alıcı hakkındaki kişisel bilgileri kendiliğinden paylaşmayacağı, bu bilgilerin ancak yasal yetkili merci talebiyle verilebileceği unutulmamalıdır.
Alıcı parayı iade etmezse, sebepsiz zenginleşme hükümleri devreye girer. Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesine göre, haklı bir sebep olmaksızın bir kimsenin malvarlığından zenginleşen kişi bu zenginleşmeyi iade etmekle yükümlüdür. Uygulamada önce noter aracılığıyla ihtarname gönderilerek belirli bir süre içinde iade istenir; sonuç alınmazsa genel hükümlere göre alacak davası açılabilir veya ilamsız icra takibi başlatılabilir. Alıcının kimliği bilinmiyorsa bankalardan bilgi alınması için savcılık veya mahkeme yoluna başvurmak gerekebilir. Sebepsiz zenginleşme alacağı, zarar görenin alacağını öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her halde alacağın doğduğu tarihten itibaren on yıl sonra zamanaşımına uğrar (TBK m. 82).
Parayı hata sonucu eline geçmiş olduğunu bildiği halde iade etmeyen veya yetkili mercileri haberdar etmeden malik gibi tasarruf eden kişi bakımından Türk Ceza Kanunu'nun 160. maddesi gündeme gelebilir. Bu madde, hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde iade etmeksizin veya yetkili mercileri haberdar etmeksizin malik gibi tasarrufta bulunan kişi için, şikâyet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. Şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir; maddenin uygulanıp uygulanmayacağı olayın somut koşullarına göre değerlendirilir.
Bankanın sorumluluğu ise ayrı bir konudur. Ödeme hizmetleri mevzuatında, ödeme emrinde verilen IBAN veya benzersiz tanımlayıcıya göre işlemin doğru gerçekleştirilmiş sayılması ilkesi bulunur; bu sebeple gönderen IBAN'ı yanlış yazmışsa bankanın sorumluluğu sınırlı kalabilir; bankanın yükümlülüklerinin kapsamı ise çerçeve sözleşmeye ve güncel yönetmelik hükümlerine göre belirlenir. Tüketici olan gönderen, uyuşmazlıkta tüketici hakem heyetine veya mahkemesine başvurabilir.
Sık yapılan hatalar, işlem sonrası dekontun kaybedilmesi, bankaya yalnızca sözlü başvuru yapılması, büyük tutarlarda ilk gün bekleyerek alıcının parayı harcamasına fırsat vermesidir. Gönderim öncesinde alıcı adının ekranda doğrulanması, yanlış gönderim riskini azaltır.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 77, 82; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 160; 6493 sayılı Kanun ve Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
