Velayet değiştirilebilir mi, çocukla kişisel ilişki (görüşme) nasıl düzenlenir?

Kısa cevap

Velayet, boşanma kararından sonra ortaya çıkan yeni olgular çocuğun yararı açısından zorunlu kıldığında aile mahkemesi tarafından değiştirilebilir. Velayeti almayan ebeveynle çocuk arasındaki kişisel ilişki de hâkim tarafından, çocuğun yararı esas alınarak düzenlenir.

Velayet, ana ve babanın küçük çocuk üzerindeki hak ve yükümlülüklerini ifade eder. Boşanma davasında hâkim, Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca velayetin kime verileceğine ve velayeti almayan eşin çocukla kişisel ilişkisinin nasıl kurulacağına karar verir. Bu düzenlemede çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararı esas alınır. Velayet kararı kesin ve değiştirilemez değildir; ancak değişiklik istemek için yalnızca memnuniyetsizlik yeterli olmaz.

Kanun'un 183. maddesi, velayeti kullanan ebeveynin yeniden evlenmesi, başka yere taşınması ya da ölmesi gibi yeni olguların velayette değişikliği zorunlu kılması hâlinde hâkimin gerekli önlemleri alabileceğini düzenler. Uygulamada velayet sahibinin çocuğa yeterli bakım ve eğitimi sağlayamaması, ihmal veya kötü muamele, çocuğun sağlıksız bir ortamda bulunması ya da kişisel ilişki kararlarının sürekli engellenmesi gibi durumlar ileri sürülmektedir. Belirli bir dava açma süresi bulunmadığı kabul edilir; ancak ileri sürülen olgunun boşanma kararından sonra ortaya çıkmış olması ve çocuğun üstün yararını etkilemesi gerekir.

Dava, aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Yargılamada hâkim tarafların isteminden bağımsız olarak çocuğun yararını gözetir. Sosyal inceleme raporu, pedagog veya psikolog görüşü, okul ve sağlık kayıtları ve çocuğun yaşı ile olgunluğuna göre dinlenmesi karar açısından önemli olabilir. Çocuğun kendisinin sırf tercih belirtmesi tek başına belirleyici sayılmaz.

Kişisel ilişki, velayeti kullanmayan ebeveynin çocukla belirli zamanlarda görüşmesini, birlikte vakit geçirmesini ve iletişim kurmasını kapsar. Mahkeme genellikle hafta sonları, bayram ve tatil dönemleri gibi günleri ve bunların yer ve saatlerini belirler. Çocuğun yaşı, ebeveynler arasındaki mesafe ve çocuğun okul düzeni dikkate alınır. Her iki ebeveyn de diğerinin çocukla ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür.

Kişisel ilişki kararına uyulmazsa, ilâm niteliğindeki karar İcra ve İflas Kanunu'nun 25/a maddesi çerçevesinde icra dairesi aracılığıyla yerine getirilebilir; icrada pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı gibi uzmanlardan yardım alınabilir. Sık yapılan hata, kararın uygulanmadığının delillendirilmemesidir. Mesajlar, tutanaklar, tanık beyanları ve icra dosyası kayıtları bu açıdan önem taşır. Somut olayda uygulanacak kurallar dosyanın özelliklerine göre değişebilir.

İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 183; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 25/a; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 4

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

← Tüm hukuki bilgiler

Hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz

Konunuzu kısaca aktarın; dosyanın durumuna göre nasıl ilerlenebileceği birlikte değerlendirilsin.