Tıbbi müdahale sonucu ölüm veya yaralanmada hekimin ceza sorumluluğu nedir?

Kısa cevap

Tıbbi müdahale sırasında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılması sonucu hastanın ölmesi veya yaralanması hâlinde hekim, Türk Ceza Kanunu'nun taksirle öldürme ve taksirle yaralama hükümlerine göre cezai sorumluluk altına girebilir. Ancak her olumsuz sonuç suç oluşturmaz; kusurun, nedensellik bağının ve ihlal edilen tıbbi kuralın somut olarak ortaya konması gerekir.

Hekimin ceza sorumluluğu çoğunlukla taksirle öldürme (TCK m. 85) ve taksirle yaralama (TCK m. 89) suçlarıyla gündeme gelir. Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; fiil birden fazla kişinin ölümüne veya bir kişinin ölümü ile bir veya daha fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapistir. Taksirle yaralamada temel ceza, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; yaralanmanın ağırlığına göre daha ağır sonuçlar için artırım hükümleri bulunur. Bilinçli taksir hâlinde, yani failin sonucu öngörmesine rağmen istememesi durumunda, TCK m. 22 uyarınca ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.

Ceza sorumluluğunun doğması için taksir, yani hekimin meslek kurallarının gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması gerekir. Tıbbi müdahalenin hukuka uygun sayılması için endikasyon, yetkili kişi tarafından yapılma, aydınlatılmış onam ve tıp kurallarına uygunluk aranır; bunlardan birinin eksikliği kusur değerlendirmesini etkileyebilir. Komplikasyon, yani tıbbın kabul ettiği ve özenli davranışa rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuç ile malpraktis ayrı kavramlardır. Uygun tedaviyle de kurtarılması mümkün olmayan bir hastalığın sonucunda, hekimin davranışı ile ölüm veya zarar arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa ceza sorumluluğu doğmaz.

Soruşturma bakımından, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na 7406 sayılı Kanunla eklenen Ek 18. madde, sağlık meslek mensuplarının mesleki faaliyetlerinden kaynaklanan iddialar için Meslekî Sorumluluk Kurulu'ndan soruşturma izni alınmasını düzenler. Anayasa Mahkemesi, 30 Kasım 2023 tarihli E.2022/90, K.2023/201 sayılı kararıyla maddenin birinci fıkrasına ve ikinci fıkradaki bazı ibarelere yönelik iptal taleplerini reddetmiş, yalnızca devlet üniversitelerine ilişkin ibareyi iptal etmiştir. Uygulamada bu iznin kapsamı, hangi suçları kapsadığı ve iznin nasıl istendiği ilgili madde ve güncel uygulamaya göre ayrıca incelenmelidir.

Şikâyet veya suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. Soruşturmada hasta dosyası, onam formu, ameliyat ve hemşire gözlem notları, görüntüleme ve laboratuvar kayıtları toplanır; hekimin kusuru ve nedensellik bağı konusunda bilirkişi veya yetkili kurum raporuna başvurulur. Kamu hastanelerinde görevli hekimlerin mesleki faaliyetlerinden kaynaklanan iddialarda ayrıca idari izin yönünden mevzuat hükümleri gündeme gelebilir. Tek kişinin ölümüne ilişkin taksirle öldürme davaları, kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür; birden fazla ölüm gibi ağır hâllerde görevli mahkeme değişebilir.

Sık yapılan hatalar arasında tıbbi belgelerin ve hasta dosyasının zamanında istenmemesi, olayın kronolojisinin kaydedilmemesi, hukuki süreler ve izin usullerinin bilinmemesi, komplikasyon ile hata ayrımının yapılmaması sayılabilir. Ceza yargılamasının sonucu, tazminat davasındaki hukuk hâkimini kural olarak bağlamaz; fakat ceza dosyasındaki deliller ve bilirkişi raporları tazminat yargılamasında da kullanılabilir. Somut durumda ilgili mevzuat, zamanaşımı ve şikâyet süreleri ayrıca değerlendirilmelidir.

İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 22, 85, 89; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek m. 18 (7406 sayılı Kanun ile eklenmiştir)

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

← Tüm hukuki bilgiler

Hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz

Konunuzu kısaca aktarın; dosyanın durumuna göre nasıl ilerlenebileceği birlikte değerlendirilsin.