Kısa cevap
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir; sulh ise tarafların görülmekte olan davada uyuşmazlığı mahkeme huzurunda yaptıkları sözleşmeyle kısmen veya tamamen sona erdirmesidir. Her ikisi de kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur ve ilgili dava konusunda bir daha dava açılmasını engeller.
Davadan feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesidir; kısmen veya tamamen yapılabilir. Feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır; hükmünü doğurması için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakati gerekmez. Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Kısmi feragatte vazgeçilen kısım, dilekçede veya tutanakta açıkça gösterilmelidir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir; karar verildikten sonra yapılsa bile dosya kanun yoluna gönderilmeden feragat doğrultusunda ek karar verilir.
Feragatin sonuçları ağırdır. Kanun, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğunu belirtir; dolayısıyla feragat edilen talep bakımından aynı davanın yeniden açılması mümkün olmaz. Yalnızca irade bozukluğu hâllerinde, yani hata, hile veya korkutma gibi sebeplerle verilmiş iradeler bakımından feragatin iptali istenebilir. Feragat eden taraf ise, aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Sulh ise mahkeme huzurunda yapılan bir sözleşmedir. Kanuna göre sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusu dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dahil edilebilir ve sulh şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse mahkeme sulh sözleşmesine göre karar verir; istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına hükmeder. Sulh da kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur; irade bozukluğu veya aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.
Avukatla takip edilen davalarda, kanun uyarınca vekile açıkça yetki verilmemişse vekil sulh olamaz ve davadan feragat edemez; bu nedenle vekâletnamede özel yetkinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Feragat ve sulhte yargılama giderleri ile harç ve vekâlet ücreti konularında taraflar, sulh sözleşmesinde açık bir düzenleme yapmalıdır; aksi halde giderlere ilişkin olarak kanundaki genel kurallar uygulanır. Harç ve vekâlet ücretine ilişkin güncel düzenlemelere ayrıca bakılmalıdır.
Sık yapılan hatalar arasında feragatin sonuçlarının yeterince düşünülmeden beyan edilmesi, sulh metninde gider ve ödeme planının belirsiz bırakılması, şartlı veya belirsiz ifadeler kullanılması ve vekilin özel yetkisinin eksik olması sayılabilir. Duruşma tutanakları, sulh sözleşmesi ve vekâletname delil olarak önem taşır.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74, 307, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
