Kısa cevap
Muafiyet, hasarın poliçede belirlenen kısmının sigortalıda kalması; teminat dışı haller, poliçenin kapsamadığı durumlardır. Beyan yükümlülüğü ise sigorta ettirenin sözleşme yapılırken sigortacının bilmesi gereken önemli hususları doğru ve eksiksiz bildirmesidir; bu yükümlülüğe aykırılık sigortacıya sözleşmeyi sonlandırma veya tazminatı azaltma imkânı verebilir.
Sigorta poliçesi, genel şartlar, özel şartlar ve varsa klozların bir bütün olarak okunmasıyla anlaşılır. Muafiyet, hasar durumunda ödenecek tazminattan düşülen, sigortalının kendisinin katlanacağı tutar veya orandır. Kasko sigortasında poliçede yazılı muafiyet tutarının ödenecek tazminat tutarından düşüleceği ve ek teminatlara veya klozlara ilişkin ayrı muafiyetlerin de bulunabileceği sigorta şirketlerinin bilgilendirme formlarında yer almaktadır. Muafiyet sigortalıya indirimli prim sağlayabildiğinden, poliçeyi yaptırırken muafiyetin tutar mı oran mı olduğu ve hangi teminatlara uygulandığı kontrol edilmelidir.
Teminat dışı haller, sigortacının sorumluluğunun baştan kapsam dışında bırakıldığı durumlardır. Genel şartlarda belirli kullanım türleri, belirli rizikolar veya sigortalının belirli davranışları teminat dışında tutulabilir. Örneğin kasko poliçelerinde bazı özel kullanım türlerinin standart teminat kapsamı dışında bırakıldığı görülebilir. Bir halin teminat dışı sayılması için poliçede veya genel şartlarda yer alması gerekir. Bu nedenle poliçenin teminat kapsamı, limitler ve istisnalar sözleşme yapılmadan önce okunmalıdır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1435. maddesi, sigorta ettirene sözleşme yapılırken sigortacının bilmesi gereken ve rizikonun üstlenilmesi veya prim belirlenmesi bakımından önem taşıyan hususları bildirme yükümlülüğü yükler. Sigortacının yazılı olarak sorduğu sorular, önemli olarak kabul edilme yönünden ağırlık taşır. Sigorta ettiren bu yükümlülüğü yerine getirmezse, sigortacı kanunda öngörülen süre içinde sözleşmeden dönebilir veya prim farkı isteyebilir; süre ve ayrıntılar için kanun metni esas alınmalıdır. Riziko gerçekleştikten sonra ise sonuçlar aykırılığın kusur derecesine göre değişir. Yükümlülüğün kasıtla ihlali, rizikoyla bağlantılıysa sigortacıyı tazminat borcundan kurtarabilir; ihmal hâlinde ise tazminat orantılı biçimde azaltılabilir.
Beyan yükümlülüğü yalnızca sözleşmenin yapıldığı anla sınırlı değildir. Sözleşme süresince rizikonun ağırlaşması veya sigortalı menfaatte önemli bir değişiklik olması, örneğin aracın kullanım amacının değişmesi veya binanın işyerine çevrilmesi, sigortacıya bildirilmesi gereken hâllerdendir. Rizikonun gerçekleştiği de gecikmeksizin bildirilmelidir. Sigortacının zaten bildiği veya bilmesi gereken hususlara dayanarak beyan yükümlülüğünün ihlalini ileri sürmesi de sınırlandırılmıştır.
Uygulamada sık yapılan hatalar arasında sağlık, hasar geçmişi veya aracın kullanım şekli gibi soruların eksik yanıtlanması, poliçedeki muafiyetin okunmaması ve riziko değişikliğinin bildirilmemesidir. Sigortacının sorduğu sorular, başvuru formu, poliçe, bildirim yazışmaları ve hasar dosyası temel delillerdir. Ödeme reddi veya indirim durumunda sigortacının dayandığı maddenin poliçede ve kanunda gerçekten bulunup bulunmadığı, beyan edilen hususun önemli olup olmadığı ve rizikoyla bağlantısı ayrıca incelenir.
İlgili mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1435 (beyan yükümlülüğü), m. 1446 (rizikonun bildirilmesi)
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
