Kısa cevap
Mahkeme kararıyla hükmedilen nafakayı ödemeyen borçlu hakkında, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir; ayrıca alacak, maaş ve hesap haczi gibi icra yollarıyla tahsil edilebilir. Borç ödenirse tazyik hapsi sona erer.
Nafaka, aile hukukundan doğan ve mahkeme kararıyla belirlenen bir bakım yükümlülüğüdür. Nafakayı ödeme borcu yerine getirilmezse alacaklı, ilamlı icra takibi başlatabilir. Takipte borçluya icra emri gönderilir ve süresinde ödeme yapılmazsa borçlunun maaşı, banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları üzerinde haciz yoluna gidilebilir. Maaş haczinde uygulanacak kesinti oranları ve haczedilemeyen mallara ilişkin ayrıntılar kanunda düzenlenmiştir ve güncel mevzuata göre incelenmelidir.
İcra ve İflas Kanunu'na göre tazyik hapsi, ilamlı takip sürecinde başvurulabilen bir yol olup borcun ödenmesini sağlamaya yönelik bir zorlama aracıdır ve bir suç cezası niteliğinde değildir. Mahkeme ilamında yer alan nafakayı ödemeyen borçlu hakkında, alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Borçlu, hapis süresi içinde borcunu öderse tahliye edilir. Uygulamada tazyik hapsi için icra emrinin tebliğ edilmiş ve takibin kesinleşmiş olması ile ödenmemiş cari nafakanın bulunması aranır ve şikayetin kanuni süre içinde yapılması gerekir.
Tazyik hapsi, borçlunun ödeme gücü bulunmasına rağmen ödemediği hâllerde anlam taşır. Ödeme gücünün bulunmadığı ispatlanırsa mahkeme farklı bir sonuca varabilir. Hapis süresi içinde borcun ödenmesi hâlinde infaz sona erer.
Alacaklının şikayet hakkını kullanmaması hâlinde tazyik hapsine kendiliğinden karar verilmez. Ayrıca ailenin korunmasına ilişkin kanun kapsamında hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına aykırılık hâlinde kısa süreli zorlama hapsi öngörülmüştür. Bu, koruma tedbirlerinin ihlali durumunda uygulanan ayrı bir yaptırımdır.
Sık yapılan hatalar, takip başlatmadan doğrudan hapis talep etmek, şikayet süresini kaçırmak ve ödemeye ilişkin belgeleri saklamamaktır. Delil olarak nafaka kararı, kesinleşme şerhi, icra emri ve tebligat evrakı, banka dekontları ve ödeme kayıtları kullanılabilir. Somut olayda hangi yaptırımın uygulanacağı olayın ayrıntılarına göre değerlendirilmelidir.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.32, m.344; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.13
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
