Kısa cevap
Evet. Zarar gören, zararın doğmasına veya artmasına kendi kusuruyla katkıda bulunmuşsa hâkim, Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. İndirim oranı olayın koşullarına göre belirlenir ve sabit bir oran yoktur.
Müterafik kusur, zarar görenin kendi zararının doğmasında ya da artmasında etkili olması anlamına gelir. Haksız fiil hukukunda tazminat, zarar verenin kusuru ve sorumluluğu ölçüsünde belirlenir; ancak zarar gören de zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir. Bu ilke, Türk Borçlar Kanunu'nun tazminatın indirilmesine ilişkin hükmünde düzenlenmiştir. Hâkim indirimi yaparken kusurun ağırlığını, zararla arasındaki nedensellik bağını ve olayın özel koşullarını gözetir; ölçü, kusur oranından farklı bir değerlendirme gerektirebilir.
Tazminatın belirlenmesine ve indirilmesine ilişkin hükümler Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52. maddelerinde yer alır. Hâkim, olayın koşullarını ve kusurun ağırlığını gözeterek tazminatı belirler; zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması ya da zararın doğmasında veya artmasında etkili olması gibi sebeplerle indirim yapabilir. Bu sebepler birlikte uygulanabilir ve hâkim oranları somut olaya göre belirler.
Uygulamada müterafik kusur, trafik kazalarında sık görülür. Örneğin emniyet kemeri takmamak veya alkollü olduğunu bildiği bir sürücünün aracına binmek, zarara katkı olarak değerlendirilebilir. Yargıtay uygulamasında müterafik kusurun bir def'i olmadığı, dolayısıyla taraflarca ileri sürülmese de hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. İndirim oranı, kusurun ağırlığına ve zarara katkısının derecesine göre değişir; bir olayda düşük, bir başkasında yüksek olabilir.
Tazminat davalarının görevli mahkemesi genel olarak asliye hukuk mahkemesidir; haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde zamanaşımı, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır; ceza kanunlarında daha uzun süre öngörülmüşse o süre uygulanır. Özel kanunlarda farklı görev ve süre kuralları bulunabilir.
Sık yapılan hatalar, kusur oranını yalnızca tek tarafa göre değerlendirmek, kusur raporlarını incelemeden kabul etmek ve zararı belgelememektir. Delil olarak kaza tespit tutanağı, kusur bilirkişi raporu, tanık beyanları, tıbbi belgeler, fatura ve gelir belgeleri kullanılabilir. Somut olayda indirim yapılıp yapılmayacağı ve oranı olayın ayrıntılarına göre değerlendirilmelidir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.51, m.52, m.72
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
