Kısa cevap
Mobbing, işyerinde bir kişiye sistemli ve sürekli biçimde uygulanan psikolojik baskıdır. İşçi, haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebilir ve tazminat talep edebilir. Delillerin toplanması önemlidir.
Mobbing için ayrı bir kanun maddesi bulunmamaktadır; ancak Türk Borçlar Kanunu m. 417/1, işvereni işçinin kişiliğini korumak ve ona saygı göstermekle, işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla ve özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları için gerekli önlemleri almakla yükümlü kılar. İşyerlerinde psikolojik tacizin önlenmesine ilişkin 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi (19 Mart 2011 tarihli Resmî Gazete) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bilgilendirme rehberi de bu konuda ilke ve kuralları içermektedir.
Mobbingden söz edebilmek için davranışların sürekli ve sistemli olması, kişiyi yıldırmaya yönelik bulunması gerekir. Tek seferlik bir tartışma mobbing sayılmaz. Sürekli aşağılama, iş verilmemesi, görevin gereksiz yere değiştirilmesi, dışlama ve toplantılardan uzak tutma gibi davranışlar örnek olarak gösterilebilir.
İşçi, işverenin şeref ve namusuna dokunacak söz ve davranışları, sataşma veya gözdağı vermesi ya da cinsel taciz gibi hâllere dayanarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir (4857 sayılı Kanun m. 24/II); bu hâlde kıdem tazminatı da talep edebilir. Fesih hakkı altı iş günlük süreye tabidir (m. 26). Ayrıca işverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle kişilik haklarının ihlaline bağlı zararlar, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine göre tazmin edilir (TBK m. 417/3); uğranılan manevi zarar için manevi tazminat da istenebilir (TBK m. 58).
Delil olarak e-postalar, mesajlar, tanık beyanları ve sağlık raporları önem taşır. Şikâyetin işverene yazılı olarak iletilmesi ve tarihinin kayıt altına alınması da yararlıdır.
İlgili mevzuat: TBK m. 58, 417; 4857 sayılı Kanun m. 24, 26; 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.