Kefalet sözleşmesi nedir, kefil hangi şartlarla sorumlu olur?

Kısa cevap

Kefalet sözleşmesi, kefilin borçlunun borcunu ödememesi hâlinde alacaklıya karşı sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Geçerli olması için yazılı yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısıyla yazılması ve çoğu durumda eşin rızasının alınması gerekir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesine göre kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi hâlinde alacaklıya karşı sorumlu olmayı üstlenir. Kefalet, asıl borca bağlı fer'i bir sözleşmedir; asıl borç geçerli değilse kefalet de kural olarak ayakta kalmaz. Kefilin sorumluluğu kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktarla sınırlıdır. Kefil, asıl borçla birlikte işlemiş faiz ve masraflar gibi ferilerden de belirli sınırlar içinde sorumlu olabilir.

Kanun'un 583. maddesi şekil şartlarını düzenler. Kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesi gerekir. Müteselsil kefalette ise kefilin bu sıfatla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini el yazısıyla yazması zorunludur. Bu şartlardan biri eksikse kefalet geçersiz olabilir; yargı kararlarında da azami miktar ve tarih ibaresinin el yazısıyla yazılmaması geçersizlik sebebi sayılmıştır. Bankaların önceden hazırlanmış formları bu şartı ortadan kaldırmaz.

Kanun'un 584. maddesine göre evli bir kişinin kefil olabilmesi için, kefalet sözleşmesinin kurulduğu sırada eşinin yazılı rızasının bulunması gerekir. Eş rızası, sözleşmeden sonra verilerek eksikliği gideremez; rıza bulunmaması hâlinde kefalet geçerli olmaz. Kefilin sorumluluğunu ağırlaştıran sonraki değişiklikler için de yeni rıza gerekebilir. Bu kuralın bazı istisnaları bulunduğundan, somut olayda kefaletin niteliği ayrıca incelenmelidir.

Kefil, adi kefil veya müteselsil kefil olabilir. Adi kefalette alacaklı genellikle önce asıl borçluya başvurmak durumundayken, müteselsil kefalette alacaklı doğrudan kefile de başvurabilir. Uygulamada bankalar ve kiraya verenler genellikle müteselsil kefalet ister. Belirsiz süreli veya gelecekte doğacak borçlara ilişkin kefaletlerde kanun, kefilin sorumluluğuna zaman bakımından sınırlar getirir ve bazı hâllerde kefaletten dönme imkânı tanır; somut sözleşmede bu hükümlerin uygulanıp uygulanmadığı ayrıca incelenmelidir.

Kefil borcu ödediğinde, alacaklının haklarına halef olur ve asıl borçluya rücu edebilir. Sık yapılan hatalar arasında içeriği okunmadan boş veya önceden doldurulmuş forma imza atmak, sorumluluk sınırını anlamamak ve eş rızası ile el yazısı şartlarını gözden kaçırmaktır. Kefalet sözleşmesi, eş rızası belgesi, asıl borç sözleşmesi ve alacaklının bildirimleri başlıca delillerdir. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmalıdır.

İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 581, m. 583 ve m. 584

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

← Tüm hukuki bilgiler

Hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz

Konunuzu kısaca aktarın; dosyanın durumuna göre nasıl ilerlenebileceği birlikte değerlendirilsin.