Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırmasız el atma davası nedir?

Kısa cevap

Kamulaştırma bedelinin tespiti davası, idarenin taşınmazın bedelini belirlemek ve taşınmazı kendi adına tescil ettirmek için adli yargıda açtığı davadır. Kamulaştırmasız el atma davası ise idarenin kamulaştırma işlemi yapmadan taşınmaza fiilen müdahale etmesi durumunda malikin tazminat veya tescil yönünde açabileceği davadır.

Anayasa'nın 46. maddesi, devlet ve kamu tüzel kişilerine gerektiğinde özel mülkiyetteki taşınmazları kamu yararı gerekçesiyle kamulaştırma yetkisi verir; bedelin gerçek karşılığının peşin ödenmesi gerekir. Uygulama 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na göre yürür. İdare önce taşınmaz malikiyle bedel konusunda anlaşmaya çalışır; anlaşma sağlanamazsa, bedelin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili için taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde dava açar. Mahkeme, bilirkişi incelemesi yaparak taşınmazın bedelini belirler.

Kanun'un 10. maddesi uyarınca malike dava açıldığına dair davetiye ve belge gönderilir. Malik, kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğunu tartışacaksa, bunu bedel tespiti davasında değil, idari yargıda açacağı iptal davasıyla ileri sürer. Bu iptal davası için kısa bir dava açma süresi söz konusudur; sürenin başlangıcı ve uzunluğu ilgili mevzuat metninden teyit edilmelidir. Bedel tespiti davasında ise malik, bilirkişi raporuna itiraz edebilir, taşınmazın değerini etkileyen unsurları (imar durumu, konumu, üzerindeki yapılar, ağaçlar vb.) delillerle mahkemeye sunabilir.

Son yıllarda Anayasa Mahkemesi 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesine ilişkin bazı ibareleri iptal etmiştir; örneğin 10 Temmuz 2025 tarihli bir karar bu kapsamdadır. Bu nedenle maddenin güncel metni ve yürürlük durumu ayrıca kontrol edilmelidir.

Kamulaştırmasız el atma, idarenin hiç kamulaştırma kararı almadan ya da kararı almış olsa da usule uygun kamulaştırma yapmadan özel mülkiyetteki taşınmazı fiilen kullanması, yol, park gibi kamu hizmetine ayırmasıdır. Bu durumda malik, tazminat veya taşınmazın tapu kaydının idare adına tescili karşılığında bedel istenebilecek dava açabilir. Uygulamada fiilî el atmaya ilişkin davalar adli yargıda, asliye hukuk mahkemesinde görülmektedir; hukuki el atma olarak adlandırılan durumlarda, yani idari bir işlemle mülkiyet hakkının kısıtlanmasında ise idari yargı görevli olabilir. Zamanaşımı ve hak düşürücü süre konuları içtihatlarla şekillenmiştir; bu nedenle süre konusunda güncel içtihada bakılmalıdır.

El atma davasında deliller arasında tapu kaydı, el atmanın tarihini ve niteliğini gösteren keşif ve uydu görüntüleri, imar planı ve bilirkişi raporu bulunur. Sık yapılan hatalar, iptal davası süresinin kaçırılması, bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi ve hangi yargı kolunda dava açılacağının yanlış belirlenmesidir. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır.

İlgili mevzuat: Anayasa m. 46; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 10; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

← Tüm hukuki bilgiler

Hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz

Konunuzu kısaca aktarın; dosyanın durumuna göre nasıl ilerlenebileceği birlikte değerlendirilsin.