Kısa cevap
İpotekle güvence altına alınmış alacak için, ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılır. Alacaklı bu takibi ilamlı ya da ilamsız yapabilir; borçlu ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edebilir ve alacaklı satışı bir yıl içinde istemelidir.
Bir alacak ipotekle teminat altına alınmışsa alacaklı, kural olarak önce rehinli malın paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorundadır; genel haciz yoluyla takip yapılması bu durumda mümkün değildir. İpotek, bir alacağın taşınmaz üzerindeki sınırlı ayni hakla güvence altına alınmasıdır. Bankaların kredilerinde sıkça görülen üst sınır ipoteğinde ise taşınmaz, belirli bir üst sınıra kadar bütün alacakları güvence altına alır.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip iki şekilde yapılabilir. Alacaklının mahkeme kararı veya ilam niteliğinde bir belgesi varsa ilamlı yol; yoksa ilamsız yol izlenir. Takip, taşınmazın bulunduğu yerdeki icra dairesinde başlatılır; takip talebi ipotek akit tablosu ve alacağın dayanağı belgelerle birlikte sunulur. İpotekle güvence altına alınmış alacak muaccel değilse, hesabın kat edilmesi ve muacceliyet ihtarı gibi ön işlemler gerekebilir.
İcra dairesi, borçluya ve ipotek verene ödeme emri gönderir. İlamsız yolda borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca ve ipoteğe ilişkin itiraz haklarını kullanabilir; itiraz hâlinde takip durur ve alacaklı, itirazın kaldırılması için gerekli yolu izler. İlamlı yolda ise borca itiraz hakkı bulunmaz; borçlu icra mahkemesine şikayet gibi yollara başvurabilir.
Alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren taşınmaz rehninde bir yıl içinde satış isteme hakkını kullanmalıdır. Bu süre içinde satış istenmezse takip düşer; ancak ipotek hakkı ortadan kalkmaz ve alacaklı yeniden takip yapabilir. İpotek veren üçüncü kişi ise borçlu sıfatı taşımasa da ipotekli taşınmaz üzerinden takip edilebilir. Satış, kıymet takdiri ve ihale usulüyle gerçekleştirilir ve elde edilen bedel tapu sicilindeki derece sırasına göre dağıtılır. Satış bedeli alacağı karşılamazsa kalan kısım için ayrı takip yapılabilir.
Sık yapılan hatalar, ipoteğin niteliğini kontrol etmeden genel haciz yoluna başvurmak, ödeme emrinin tebliğ şeklini denetlememek ve satış süresini kaçırmaktır. Delil olarak tapu kaydı ve ipotek akit tablosu, kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, ödeme emri ve tebligat evrakı kullanılabilir. Somut olayda hangi sürelerin işleyeceği olayın ayrıntılarına göre değerlendirilmelidir.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.45, m.148, m.149, m.150
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
