İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz nedir, nasıl istenir?

Kısa cevap

İhtiyati tedbir, dava sonuçlanana kadar bir hakkın zarar görmesini önlemeye yönelik geçici hukuki korumadır. İhtiyati haciz ise vadesi gelmiş bir para alacağının tahsilini güvence altına almak için borçlunun mallarına mahkeme kararıyla konulan geçici hacizdir.

İhtiyati tedbir Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya büsbütün imkânsızlaşacağı, ya da gecikmenin ciddi bir sakınca doğuracağı hâllerde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Tedbir; taşınmaz üzerine şerh konulması, banka hesabı veya malın devrinin engellenmesi, bir işin durdurulması gibi farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Talep eden, hakkının varlığı konusunda mahkemede yaklaşık ispat düzeyinde bir kanaat oluşturmak zorundadır; kesin ispat aranmaz.

Dava açılmadan önce tedbir, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden istenir. Dava açılmışsa talep, davaya bakan mahkemeye yapılır. Kural olarak talep eden, haksız çıkması hâlinde karşı tarafın uğrayabileceği zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır; adli yardımdan yararlanan kişiler gibi kanunda sayılan istisnalar vardır. Karşı tarafın dinlenmediği hâllerde verilen tedbire, uygulama tarihinden (hazır bulunmamışsa tutanağın tebliğinden) itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir. Dava açılmadan tedbir alınmışsa, talep eden uygulamanın başladığı tarihten itibaren iki hafta içinde esas davayı açmalı ve bunu belgelemelidir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

İhtiyati haciz ise İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kural olarak rehinle güvence altına alınmamış, vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilir; borçlunun yerleşim yerinin bulunmaması veya mal kaçırma davranışı gibi kanunda sayılan hâllerde vadesi gelmemiş borç için de mümkündür. Alacaklı, alacağın varlığını ve haciz sebebini yaklaşık ispat edecek belgeler sunar. Alacak ilama veya belirli belgelere dayanmıyorsa mahkeme teminat da ister. Talep, kanunda belirtilen yetkili mahkemeye yazılı dilekçeyle yapılır ve karşı taraf dinlenmeden karar verilebilir.

İhtiyati haciz kararının, verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra dairesi aracılığıyla yerine getirilmesi istenmelidir; bu süre kaçırılırsa karar hükümsüz kalır. Anayasa Mahkemesi 2025 tarihli bir kararında bu on günlük sürenin başlangıcına ilişkin İİK 261. maddedeki ibareyi Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Takipten önce haciz alınmışsa, haczin uygulanmasından sonra yedi gün içinde icra takibi başlatılmalı veya dava açılmalıdır. Borçlu ve menfaati zedelenen üçüncü kişiler, hacze yedi gün içinde kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. Teminatsız veya haksız alınan ihtiyati haciz ile tedbir nedeniyle doğan zararlar ise tazminat sorumluluğu doğurabilir.

Sık yapılan hatalar arasında sürelerin kaçırılması, yaklaşık ispat için yeterli belge sunulmaması, yanlış mahkemeye başvurulması ve teminatın süresinde yatırılmaması sayılabilir. Delil olarak sözleşme, fatura, senet, yazışma, banka kayıtları ve tapu kayıtları gibi belgeler önem taşır. Somut bir olayda hangi geçici korumanın uygun olduğu, olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389, 390, 391, 392, 394, 397; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 257, 258, 259, 261, 264, 265

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

← Tüm hukuki bilgiler

Hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz

Konunuzu kısaca aktarın; dosyanın durumuna göre nasıl ilerlenebileceği birlikte değerlendirilsin.