Kısa cevap
İdari işlemin iptali davası, işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönünden hukuka aykırılığı iddiasıyla idare mahkemesinde açılır. Özel kanunda ayrı süre yoksa dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür ve süre tebliğ ile başlar.
İptal davası, kişisel, meşru ve güncel menfaati bir idari işlemle ihlal edilen kişinin, işlemin ortadan kaldırılması için açtığı bir idari davadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, iptal davalarını yetki, şekil, sebep, konu ve maksat bakımından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen idari işlemlere karşı açılan davalar olarak tanımlar. Dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte bir işlem olması gerekir; ön hazırlık niteliğindeki işlemlere karşı genellikle ayrı dava açılamaz.
Dava açma süresi, özel kanunda ayrı bir süre gösterilmediği hâllerde idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bazı özel kanunlarda farklı süreler öngörülebildiğinden işlemin dayandığı kanuna bakılmalıdır. Süre, işlemin yazılı bildirimini izleyen günden başlar; tebliğ yapılmamışsa öğrenme tarihi esas alınabilir. Süre hak düşürücüdür ve dilekçe süresinde verilmezse dava usulden reddedilir.
Dava açmadan önce ilgili kişi, üst makama başvurarak işlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyebilir. Bu başvuru, dava açma süresi içinde yapılırsa süreyi durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Cevap olumsuz ise, ret cevabının tebliğinden itibaren yeni süre işler.
Dava, yazılı ve imzalı bir dilekçeyle görevli ve yetkili idare mahkemesine açılır. Dilekçede taraflar, işlem, iddia edilen hukuka aykırılık sebepleri ve dayanak deliller belirtilir; işlemin bir örneği eklenir. Mahkeme ilk incelemede görev, yetki, süre, ehliyet ve husumet gibi hususları inceler. Dava açılması kural olarak idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması ayrıca istenmelidir. Bu talep, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde kabul edilir.
12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanunla idare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek dava tutarı sınırı artırılmış ve kanun yolu düzenlemelerinde değişiklik yapılmıştır; bu nedenle dava türüne göre karar mercii ve kanun yolu güncel mevzuattan kontrol edilmelidir. Sık yapılan hatalar, sürenin yanlış hesaplanması, işlemin tebliğ tarihinin belgelenmemesi, yanlış mahkemeye başvurulması ve ön işlem ile kesin işlemin ayırt edilmemesidir. Tebligat zarfı, işlem örneği ve başvuru belgeleri delil olarak saklanmalıdır.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, m. 7, m. 8, m. 10, m. 11, m. 14 ve m. 27; 7589 sayılı Kanun
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
