Kısa cevap
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda sayılan hâllerde, örneğin kanuna aykırı yakalanan veya tutuklananlar ile tutuklu kaldıktan sonra beraat edenler, maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir. Tazminat davası, kararın kesinleşmesinin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl içinde ağır ceza mahkemesinde açılır.
Ceza Muhakemesi Kanunu, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat hakkını düzenler. Kanunun saydığı hâller şunlardır: kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilenler; kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayanlar; kanuna uygun tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama merciine çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyenler; kanuna uygun yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraat kararına konu olanlar; gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazla olanlar; yakalama veya tutuklama nedenleri ile suçlama kendilerine açıklanmayanlar ve yakınlarına bildirilmeyenler.
Tazminat isteme hakkı, işlemin hukuka aykırılığı ya da sonucun kişinin lehine bitmesi gibi kanundaki hâllerden birinin gerçekleşmesine bağlıdır. Tazminat, maddi ve manevi zararı kapsar. Maddi zarar, gelir kaybı ve giderler gibi kalemlerle belgelenir; manevi tazminatın miktarı ise kişinin sosyal ve ekonomik durumu, tutukluluk süresi ve olayın özellikleri gibi unsurlar gözetilerek belirlenir. Davalı, doğrudan yargı görevlisi değil Devlettir.
Süre bakımından kanun, ilgili kararın kesinleştiğinin öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde ve her hâlde karar kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde dava açılmasını arar. Görevli mahkeme, başvuranın yerleşim yerindeki ağır ceza mahkemesidir. Mahkeme, talep edilen miktarı aşmamak üzere tazminata hükmeder. Karara karşı kanun yolu açıktır.
Haksız yargılama kavramı ceza tutukluluğunun ötesinde de kullanılabilir. Hukuk yargılamasında hâkimin faaliyetlerinden doğan zararlar için kanunda Devlete karşı tazminat davası açılabilecek sınırlı hâller sayılmıştır; ve davacı, sorumluluk sebebini ve zararı ispat etmek zorundadır. Makul sürede yargılanma ve adil yargılanma haklarının ihlali iddiaları için ise ilgili başvuru yolları, iç hukuk yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruyu da içerebilir.
Sık yapılan hatalar, kararın kesinleşme tarihini yanlış hesaplamak, süreyi kaçırmak ve zararı belgelememektir. Delil olarak yakalama, gözaltı ve tutuklama tutanakları, tahliye ve beraat kararları, kesinleşme şerhi, maaş bordroları ve gelir kaybını gösteren belgeler kullanılabilir. Somut olayda tazminat hakkının doğup doğmadığı olayın ayrıntılarına göre değerlendirilmelidir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.141-144; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.46; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.148
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
