Kısa cevap
Taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik veya belirsiz gördükleri hususların tamamlattırılmasını veya açıklattırılmasını ya da başka bir bilirkişi görevlendirilmesini mahkemeden talep edebilir. İtiraz, genel bir memnuniyetsizlik beyanıyla değil, somut ve gerekçeli olarak dilekçeyle yapılmalıdır.
Bilirkişi, mahkemenin çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda görüşüne başvurduğu kişidir. Bilirkişi raporu, hâkimi bağlamaz; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesine göre hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bu nedenle rapor, yargılamada önemli bir delil olmakla birlikte kesin sonuç demek değildir. Bilirkişilik mesleğine ilişkin esaslar ise 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nda düzenlenmiştir.
İtiraz süresi, raporun tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 281). İtiraz edilmeyen rapor bakımından taraf, sonradan buna karşı ileri sürebileceği iddiaları kaybetme riskiyle karşılaşır. Kanun, raporu incelemenin çok zor veya imkânsız olması ya da özel bir teknik inceleme gerektirmesi hâlinde mahkemenin iki haftayı aşmamak üzere ek süre verebileceği yönünde hüküm içerir; ancak bu ek süre ancak mahkemeden talep edilerek alınabilir. Bu nedenle sürenin ilk gününden itibaren raporun incelenmesi ve gerekirse uzman görüşü alınması önem taşır.
İtirazın içeriği, sonucu belirler. Dilekçede raporun hangi sayfasında hangi hesabın veya tespitin hatalı olduğu, hangi belgenin veya verinin dikkate alınmadığı, mahkemenin verdiği talimata uyulup uyulmadığı, bilirkişinin uzmanlık alanı dışına çıkıp çıkmadığı ve raporun diğer rapor veya delillerle çelişip çelişmediği açıklanmalıdır. Hukuki değerlendirme yapmak mahkemenin görevi olduğundan, bilirkişinin hukuki sonuçlara varan görüşleri de itiraz konusu yapılabilir. İtirazın sonunda ek rapor, bilirkişiden açıklama, yeni bir bilirkişi veya heyet oluşturulması gibi somut bir talep yer almalıdır.
Mahkeme, itirazı değerlendirerek bilirkişiden ek rapor isteyebilir, duruşmada açıklama yapmasını sağlayabilir ya da gerekli görürse yeni bir bilirkişi görevlendirebilir. İtirazı yerinde görmezse raporu olduğu gibi değerlendirir; bu durumda gerekçeli kararda itirazın neden reddedildiği tartışılmalı ve karara karşı istinaf yolunda bu yönden itiraz ileri sürülebilir. Bilirkişinin tarafsızlığından şüphe edilmesi halinde ise HMK'nın bilirkişinin reddine ilişkin hükümleri uygulanır ve bu yola ilişkin süreler ayrıca dikkate alınmalıdır.
Sık yapılan hatalar, süreyi kaçırmak, itirazı genel ifadelerle yapmak, somut talep sunmamak ve raporun dayanağı belgeleri incelememektir. Raporun ve tebligat evrakının tebliğ tarihi, itiraz dilekçesi ve ekleri delil olarak önem taşır.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266 ve devamı (özellikle m. 272, 281, 282); 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
