Arabuluculuk nedir, süreç nasıl işler?

Kısa cevap

Arabuluculuk, tarafsız bir üçüncü kişinin (arabulucunun) görüşmeleri yöneterek tarafların kendi çözümlerini bulmasına yardımcı olduğu, gönüllülük ve gizlilik esasına dayanan alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Uyuşmazlığı arabulucu karara bağlamaz; taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi, anlaşamazsa son tutanak düzenlenir.

Türkiye'de arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile düzenlenmiştir. Kanun, özel hukuk uyuşmazlıklarından taraflarca üzerinde serbestçe tasarruf edilebilenlere uygulanır; bu nedenle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular arabuluculuğa elverişli değildir. Temel ilkeler arasında tarafların iradesi, arabulucunun tarafsızlığı ve gizlilik yer alır. Arabuluculuk sürecinde taraflarca yapılan açıklamalar ve sunulan belgeler, kanunda sayılan istisnalar dışında, sonradan açılan davada delil olarak kullanılamaz.

Süreç, arabulucuya yapılan başvuruyla başlar. Uyuşmazlık için arabuluculuk dava şartı değilse taraflar dava açmadan önce veya dava açıldıktan sonra da arabulucuya başvurabilir. Dava şartı olan hallerde başvuru, yetkili arabuluculuk bürosuna yapılır ve büro bir arabulucu görevlendirir. Arabulucu tarafları ilk toplantıya çağırır; taraflar avukatlarıyla katılabilir. Görüşmeler ortak veya ayrı oturumlarla yürütülebilir. Dava şartı arabuluculukta arabulucunun işi sonuçlandırması için kanunda kısa süreler öngörülmüştür; bu süre uyuşmazlığın türüne göre farklılaşabilir ve güncel süre ilgili kanun hükmünden kontrol edilmelidir.

Arabuluculuk faaliyetinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Bu, tarafların süreç devam ederken haklarını kaybetme riskini azaltır. Süreç, anlaşmayla, tarafların veya arabulucunun sürecin devamından vazgeçmesiyle ya da anlaşma sağlanamamasıyla sona erer. Anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi düzenlenir; sağlanamazsa arabulucu son tutanağı hazırlar ve taraflara verir.

Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir uyuşmazlıkta, davacı son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Arabuluculuğun ilk toplantısına mazeretsiz katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulabilir. Bu nedenle davetin gerçekten tebliğ edilip edilmediği, toplantı tarihi ve taraflarca yapılan beyanlar dikkatle takip edilmelidir.

Arabulucular, Adalet Bakanlığı tarafından tutulan arabulucular siciline kayıtlı kişilerdir ve görevlendirme, tarafların seçimine veya dava şartı hallerinde büronun görevlendirmesine göre yapılır. Arabuluculuk faaliyeti sırasında tarafların sunduğu bilgi ve belgeler ile yaptığı açıklamalar, taraflar aksini kararlaştırmadıkça gizli kalır. Arabulucu, tarafların yerine karar vermez; yalnızca iletişimi kolaylaştırır, seçenekleri ortaya koyar ve anlaşma metninin hazırlanmasına yardımcı olur. Taraflar istedikleri zaman süreçten çekilebilir; ancak dava şartı olan hallerde tutanak düzenlenmeden dava açılamaz.

Sık yapılan hatalar, arabuluculuğun bir ön formalite sanılması, yanlış büroya veya eksik talep kalemleriyle başvurulması, anlaşma metninin tam olarak okunmadan imzalanması ve hak kaybı yaratan ibra hükümlerinin gözden kaçırılmasıdır. Başvuru belgeleri, toplantı davetleri, anlaşma belgesi ve son tutanak ileride delil olarak önem taşır.

İlgili mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 1, 3, 4, 5, 16, 18, 18/A

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

← Tüm hukuki bilgiler

Hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz

Konunuzu kısaca aktarın; dosyanın durumuna göre nasıl ilerlenebileceği birlikte değerlendirilsin.