Kısa cevap
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eş, mali gücü oranında diğer eşten yoksulluk nafakası isteyebilir.
Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenmiştir. Nafaka isteyen eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve boşanmada diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Hâkim, tarafların gelir ve giderlerini, sosyal ve ekonomik durumlarını, evlilik süresini ve nafaka yükümlüsünün mali gücünü değerlendirir.
Nafaka, boşanma davası sırasında da tedbir nafakası olarak talep edilebilir (TMK m. 169). Tedbir nafakası dava süresince, yoksulluk nafakası ise karar kesinleştikten sonra devam eden bir haktır.
Yoksulluk nafakası, boşanma davasında istenmemişse boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrıca istenebilir (TMK m. 178).
Nafakanın süresi bakımından önemli bir gelişme vardır. Madde metninde yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" istenebileceği yazılıdır. Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesinin itirazı üzerine (E. 2025/156) 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m. 175/1'deki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir. İptal kararının Resmî Gazete'de 30 Eylül 2026 tarihinde yayımlandığı bildirilmekte olup karar, yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre içinde kanun koyucunun yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir. Yürürlük tarihine kadar mevcut nafaka kararları geçerliliğini korur. Yeni düzenlemenin içeriği ve geçiş hükümleri belli olmadığından, güncel metne ve yayımlanacak gerekçeli karara bakılmalıdır.
Nafaka alacaklısı yeniden evlenirse yoksulluk nafakası kendiliğinden kalkar; evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi birlikte yaşarsa veya haysiyetsiz bir hayat sürerse mahkeme kararıyla kaldırılabilir (TMK m. 176).
İlgili mevzuat: TMK m. 169, 175, 176, 178; Anayasa Mahkemesi'nin E. 2025/156 sayılı kararı
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.