Kısa cevap
Yasal mirasçılar, ölenin altsoyu, ana ve babası (ile onların altsoyu), büyükana ve büyükbabası (ile onların altsoyu) ve sağ kalan eştir. Mirasçılar zümreler halinde belirlenir ve önceki zümre varsa sonraki zümre mirasçı olmaz.
Yasal mirasçılık, Türk Medeni Kanunu m. 495 ve devamında düzenlenmiştir. Birinci zümre, ölenin çocukları ve onların altsoyudur. Çocuklar eşit paya sahiptir. Miras bırakandan önce ölmüş çocuğun yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyu alır. İkinci zümre, ölenin ana ve babası ile onların altsoyudur (kardeşler ve onların çocukları); altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçıları ana ve babasıdır. Üçüncü zümre ise büyükana, büyükbaba ve onların altsoyudur. Evlilik dışında doğmuş olup soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olur (m. 498). Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçıdır (m. 500).
Sağ kalan eş, hangi zümre ile birlikte mirasçı olduğuna göre pay alır. Eş, birinci zümre ile birlikte mirasın dörtte birini, ikinci zümre ile birlikte yarısını, üçüncü zümre ile birlikte dörtte üçünü alır. Bu zümrelerden hiçbirinden mirasçı yoksa mirasın tamamı eşe kalır (m. 499). Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer (m. 501).
Mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanır (m. 599). Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir miras ortaklığı (elbirliği mülkiyeti) meydana gelir (m. 640). Payların fiilen paylaşılması için ayrıca işlem yapılması gerekir.
Evlat edinme, nesep ve mirasçılıktan çıkarma gibi özel durumlar hesaplamayı etkileyebilir.
İlgili mevzuat: TMK m. 495-501, 599, 640
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.