Kısa cevap
Tehdit, bir kişiye zarar vereceğini söyleyerek korkutmaktır. Şantaj ise hakkı olmayan bir yarar sağlamak için tehdit veya sır ifşa etmeyle baskı kurmaktır.
Tehdit suçu, TCK m. 106'da düzenlenmiştir. Kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir; suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır dokuz aydan az olamaz (m. 106/1). Malvarlığı bakımından büyük bir zarar uğratılacağından bahisle yapılan tehdit ise mağdurun şikâyetine bağlıdır. Silahla, kimliği gizlenerek, imzasız mektup veya özel işaretlerle, birden çok kişiyle birlikte ya da suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak yapılması gibi nitelikli hâllerde daha ağır ceza öngörülmüştür (m. 106/2).
Şantaj suçu (TCK m. 107), hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı bir şeyi yapmaya, yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamaktır (m. 107/1). Kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması da aynı şekilde cezalandırılır (m. 107/2). Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Örnek olarak para ödemezse özel görüntüleri yayacağını söylemek verilebilir.
Delil olarak yazışmalar, ses kayıtları, ekran görüntüleri ve tanık beyanları önemlidir. Bu kayıtların değiştirilmeden saklanması ve tarih, saat bilgisinin görünür olması gerekir.
Şikayete bağlı hâllerde şikayet süresi öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m. 73). Acil tehlike varsa polis (155) veya jandarma (156) aranmalıdır.
İlgili mevzuat: TCK m. 106, 107
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.