Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Kısa cevap

Manevi tazminatın kesin bir formülü yoktur. Hâkim, olayın ağırlığını, tarafların durumlarını ve kusur oranını dikkate alarak takdir yetkisini kullanır.

Manevi tazminat, kişilik haklarının zedelenmesi, bedensel bütünlüğün bozulması veya yakınların ölümü gibi olaylarda ortaya çıkan elem ve üzüntüyü hafifletmek için ödenir (TBK m. 56, 58). Ağır bedensel zarar ve ölüm hâllerinde, zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilir (TBK m. 56). Bu tazminat bir zenginleşme aracı değildir; zarar görende bir manevi tatmin duygusu oluşturacak ve hakkaniyete uygun bir miktar olmalıdır.

Hâkim, miktarı belirlerken şu kriterlere bakar: Olayın ağırlığı ve yaşanan acının derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranı, olayın gerçekleşme biçimi ve uzunluğu ve bu tür davalarda uygulanan ortalama değerler.

Manevi tazminat davasında zararın kanıtlanması, maddi zararda olduğu kadar somut olmasa da olay ve sonuçların ispat edilmesi gerekir. Sağlık raporları, tanık beyanları ve olaya ilişkin belgeler önemlidir.

Dava dilekçesinde talep edilen tutar, hâkimin takdirini belirlemede tek başına ölçü değildir; hâkim uygun gördüğü tutara hükmeder. Ancak hâkim talep edilen miktarla bağlıdır ve bu miktardan fazlasına hükmedemez (HMK m. 26). Talebin haddinden fazla olması, kısmen kabul halinde yargılama giderlerini etkileyebilir.

İlgili mevzuat: TBK m. 56, 58; HMK m. 26

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

← Tüm hukuki bilgiler

Hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz

Konunuzu kısaca aktarın; dosyanın durumuna göre nasıl ilerlenebileceği birlikte değerlendirilsin.