Hakaret ile eleştiri arasındaki sınır nerede başlar?

Kısa cevap

Eleştiri, olgulara dayanan ve ifade özgürlüğü kapsamında korunan bir değerlendirmedir. Kişiyi aşağılamayı ve küçük düşürmeyi amaçlayan sözler ise hakaret sayılır.

İfade özgürlüğü, Anayasa'nın 26. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Handyside/Birleşik Krallık kararından beri ifade özgürlüğünün yalnızca hoş karşılanan değil, rahatsız edici, şok edici ve incitici düşünceleri de kapsadığını vurgulamaktadır. Eleştiri, bir kişinin davranışlarına, kararlarına veya görüşlerine yönelik sert olsa bile kamuoyunda tartışma yaratan ve ifade özgürlüğü kapsamında korunan bir değerlendirmedir.

Hakaret ise kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide etmeye yönelik, konuyla ilgisi olmayan aşağılayıcı sözlerdir. TCK m. 125 uyarınca suçun oluşması için ya kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgunun isnat edilmesi ya da sövme niteliğinde bir saldırı gerekir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi, sözün bağlamına, kullanıldığı ortama ve konunun kamusal önemine bakar. Siyasetçiler ve kamu görevlileri gibi kamusal kişilere yönelik eleştirilerde tolerans sınırı daha geniştir.

Bir sözün hakaret sayılıp sayılmayacağı, kelimelerin gerçek anlamı, kullanım amacı ve toplumun genel algısıyla birlikte değerlendirilir. Aynı kelime, farklı bağlamlarda farklı sonuç doğurabilir.

Kanun ayrıca iki güvence öngörmektedir. İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması hâlinde kişiye ceza verilmez; bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır (TCK m. 127). Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması hâlinde ise, isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması koşuluyla ceza verilmez (TCK m. 128).

Kişilere yönelik sert eleştirilerde somut olgulara dayanmak ve aşağılayıcı ifadelerden kaçınmak, hukuki riski azaltır.

İlgili mevzuat: Anayasa m. 26; AİHS m. 10; TCK m. 125, 127, 128

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

← Tüm hukuki bilgiler

Hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz

Konunuzu kısaca aktarın; dosyanın durumuna göre nasıl ilerlenebileceği birlikte değerlendirilsin.